TTB: Hekimler yönetsel baskılarla fazla hasta bakmaya zorlanmamalıdır

  28.05.2018   247 okunma   

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi başhekiminin radyoloji uzmanı hekimlerden günde en az 75 hastaya bakmalarını istemesi ve yapılmaması durumunda yasal işlem başlatılacağı yönündeki baskı ve tehdidine tepki gösterdi. Bu talimatın uygulanması halinde bir hekimin bir hastaya en fazla 6.4 dakika zaman ayırabileceğine dikkat çeken TTB Merkez Konseyi, bu kışkırtılmış sağlık hizmeti talebine Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın yol açtığı uyarısını tekrarladı.

TTB’den yapılan açıklamada, hekimlerin yönetsel baskılarla fazla hasta bakmaya zorlanmaması gerektiği vurgulanarak, Sağlık Bakanlığı ve hastane yöneticileri halkın sağlık hakkını ve hekimlik değerlerini gözeten politikalar üretmeye ve bu yönde hareket etmeye çağrıldı.

Açıklamanın tam metni aşağıdadır:

Hekimler Yönetsel Baskılarla Fazla Hasta Bakmaya Zorlanmamalıdır

Nitelikli bir sağlık hizmeti üretmenin en temel bileşenlerinden biri, olumlu bir çalışma ortamının sağlanmasıdır. Olumlu iş ortamı için; mesleki bağımsızlık, iş yükünün insancıl düzenlenmesi, takdir edilmek, mesleki sağlık ve güvenliğin sağlanması, fırsat eşitliği, örgütlenme özgürlüğü, çalışma ortamının demokratikleştirilmesi, işin yürütülmesinde temsiliyet sağlanması gerekmektedir.

Sağlıkta Dönüşüm Programı (SDP) ile uygulanmaya başlayan “performansa dayalı ek ödeme”; çalışma barışını bozması, sağlık ve eğitim hizmetinin niteliğini olumsuz etkilemesi, emekliliğe yansımayan, güvencesiz bir ödeme sistemi olması nedeniyle uzun erimde yıkıcı etkilere sahiptir.

SDP’nin yarattığı kışkırtılmış sağlık talebinden en çok etkilenen alanlardan biri de görüntüleme hizmetleridir. Sağlık Bakanlığı Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2016 verilerine göre, Türkiye, manyetik rezonans (MR) görüntüleme sayısında 1000 kişiye düşen 157 görüntüleme ile OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleme sayısında ise, ülkemiz 1000 kişiye düşen 188 görüntüleme ile OECD ülkeleri arasında yedinci sıradadır. Yataklı kurumlarımızdaki 1000 kişiye düşen ortalama ultrasonografi sayısı 62.3, Doppler ultrasonografi sayısı 30.3’dür. Ülkemizde nüfus başına düşen radyoloji uzmanı sayısı ise 100.000 kişiye düşen yaklaşık 5 radyoloji uzmanı ile çoğu Avrupa ülkesindeki sayının yarısı ila üçte biri düzeylerindedir.

Kamu hastanelerinin çoğunda BT ve MR gibi ileri teknoloji gerektiren hizmetler, hizmet alım sözleşmeleri ile taşeron şirketler aracılığı ile yürütülmektedir. Bu incelemelerin raporlanması ise kamu hastanelerinde çalışan ya da hizmet alım firmaları adına çalışan radyoloji uzmanları tarafından yapılmaktadır. Şehir hastanelerinde görüntüleme hizmetleri dışında birçok alanda karşımıza çıkan bu hizmet alımı modeli, nitelikli sağlık hizmetinin önünde önemli bir engel oluşturmaktadır.

Bu modeli benimseyen kamu hastanelerinde görevli radyoloji uzmanları, yönetimlerin baskısı altında her geçen gün daha fazla hasta bakmaya zorlanmaktadır. Bunun son örneği Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleşmiş, başhekim radyoloji uzmanlarından günde en az 75’er hasta bakmalarını istemiş, gerekli düzenlemenin yapılmaması durumunda ilgililer hakkında yasa ve yönetmelikler çerçevesinde işlem yapacağını bildirmiştir. Günde 8 saat çalışan hekim bu durumda bir hastaya 6.4 dakika ayırmak zorunda kalacaktır. Radyoloji uzmanlarının resmi günlük çalışma süresinin 7 saat olduğu düşünüldüğünde, bu sürenin 5.6 dakikaya indiği görülmektedir. Ulusal ve uluslararası standartlar, radyoloji alanında hastaya 15 dakikadan az süre ayrılmamasını, aksi durumda sağlık hizmetinin niteliğinde, hastanın doğru tanıya ulaşmasında sorunlar olabileceğini belirtmektedir. Bu durum meslektaşlarımızı da hukuki risk altında bırakmaktadır.

Türk Tabipleri Birliği olarak, hasta randevularında hastalara yeterli süre ayırmamıza olanak sağlayacak düzenlemelerin yapılmasının, iyi hekimlik uygulamaları ve nitelikli sağlık hizmeti sunumu açısından önemine bir kez daha dikkat çekiyoruz. Sağlık Bakanlığı yetkilileri ve hastane yöneticileri, halkın sağlık hakkını gözeten, hekimlik değerlerine uygun sağlık politikalarını ivedilikle hayata geçirmelidir!

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi


Kaynak: ttb.org.tr / 28.05.2018