Eczacılık Günü’nde eczacılardan üç talep var!

  14.05.2018   184 okunma   

Türkiye’de bilimsel eczacılığın 179. yılında Eczacılık Günü olan 14 Mayıs’ta Türk Eczacılar Birliği basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Birliğin bugüne kadar gerçekleştirdiği faaliyetler, meslektaş yardımları, insani yardımları ve ‘Eczacıdan Bir Tuğla TEB’den bir okul kampanyalarından söz edildi. Meslektaşlarının haklarını korumayı ve seslerini duyurmayı ilke edinen birlik “ Mesleğimiz için Birlik’leyiz, Meslektaşlarımız için Birlik’leyiz, Halkımız için Birlik’teyiz” sloganı ile amaçlarının altını çiziyor.

Eczacılar ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya

Düzenlenen basın toplantısında ilaç sektörünün ve eczacıların sorunlarına değinen Türk Eczacılar Birliği Başkanı Erdoğan Çolak eczanelerin “yıllardır ekonomik daralmayla, ilaç fiyatlarındaki düşüş ve kur farkından kaynaklanan sıkıntılarla karşı karşıya” olduğunun önemle altını çizdi.

Başkan Çolak bu doğrultudaki taleplerini şu şekilde sıraladı:

1- Yüzdesel ve sabit kar marjının iyileştirilmesi gerekmektedir.

2- Pek çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi eczacıya aşılama, tansiyon, şeker ölçümü, sigara bıraktırma gibi eczane temelli ekstra hizmetler ve bu hizmetler bağlamında sunduğu danışmanlık hizmeti adına sabit bir ücret ödenmelidir.

3-Eczane dışına çıkarılan sağlık ürünlerinin tekrar eczane kanalıyla halkımıza ulaşması sağlanmalıdır. 

Türk Eczacılar Birliği Başkanı Çolak toplantıyı, kısa bir süre sonra gerçekleşecek olan seçimlerin ülkemiz adına, laiklik, demokrasi ve barış getirmesi temennileriyle sonlandırdı.

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı Erdoğan Çolak, döviz kurundaki artış nedeniyle ithal ilaçların ülkeye girişinde sıkıntı olduğunu belirterek, "Şu anda göz ilaçlarında maalesef bir sıkıntı söz konusu. Hem üretimden hem de kur farkından kaynaklı bu ilaçların ülkeye girişi biraz daha zorlaşıyor." dedi.

Çolak, 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla, bir otelde basın toplantısı düzenledi. Eczacılık Günü'nün Türkiye'de ilk kez kutlanmasının üzerinden 50 yıl geçtiğini ifade eden Çolak, bu yılki temanın "Toplumun Sağlığı, Kamu Yararı, Mesleki Gelecek için Birlik'leyiz, Birlik'teyiz" olduğunu bildirdi.

2017'de 54 Bölge Eczacı Odası aracılığıyla, 14 milyon 697 bin 787 hastaya, 12 milyon 777 bin 750 reçeteyle 18 bin 182 çeşit ilaç ulaştırdıklarını belirten Çolak, "İthal ilaç birimimiz, günlük ortalama 550 reçete hazırlıyor. Aylık yaklaşık 11 bin 700 ilacı hastalarımıza ulaştırıyoruz. 1 milyar liralığın üzerinde de bir ilaç temini sağlıyoruz. İthal ilaç birimimiz de TEB'in yurt dışından getirdiği ilaçlarla da Türkiye'nin 35 bin civarında hastasına hizmet ediyor. Bunun 3 bini yetim hasta ve yetim ilaç noktasıdır." dedi.

- "Eczacılar hipertansiyon takibi yapacak"

Hasta ihtiyaçlarının doğru tanımlanması, ilaçların doğru kullanılması, sağlık bakım hatalarının azaltılması gibi birçok alanda önemli katkılar sunduklarına dikkati çeken Çolak, "Yaygın bir sağlık hizmeti veriyoruz. Sağlık danışmanıyız, önleme, tarama, koruyucu sağlık hizmetleri ve iyi sağlık çıktılarının ortaya çıkarılması için mükemmel bir hizmet veriyoruz. Eczacılar, ilaç suistimali, yanlış ilaç kullanımı, kontrol ve denetim mekanizması işlevi de görüyorlar. Piyasa için de bir güvenlik ağı oluşturuyorlar. " ifadesini kullandı.

TEB olarak eczacı odaları aracılığıyla 2015'ten bu yana 'Rehber Eczanem' adıyla, hastalıkların takibine ilişkin bir program yürüttüklerini anımsatan Çolak, "Hasta sonuçlarından ulaştığımız olumlu sağlık sonuçlarından aldığımız güç ve inançla 2016'da programın ulusala yaygınlaştırılması sürecine geçtik.

İlk yıl astım ve KOAH hastalarımız için başlattığımız bu program, geçtiğimiz yıl diyabet hastalarımızı da kapsayacak şekilde genişlettik. Bu yıl ise hipertansiyon hastalarımızı programımıza dahil etmeyi planlıyoruz. Bu konuda 6 bine yakın meslektaşımız eğitim aldı, 26 bin meslektaşımıza kronik hastalıklarla ilgili ulaşmaya çalışacağız. Bunu önümüzdeki süreçte aşılama, sigara bıraktırma ve diğer kronik hastalıklar üzerinde de yaygınlaştırmayı planlıyoruz." dedi.

TEB olarak, eczane ekonomilerinin iyileşmesi için çalışmalarına devam ettiklerini anlatan Çolak, eczanelerin ilaç fiyatlarındaki düşüş ve kur farkından kaynaklanan sıkıntılarla ekonomik bir daralmayla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Çolak, bu konuda yüzdesel ve sabit kar imajının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi eczacıya aşılama, tansiyon, şeker ölçümü ve sunduğu danışmanlık hizmeti adına sabit bir ücret ödenmesi öneresinde bulundu.

- "Reçetesiz ilaç sağlığa darbe vuracak"

TEB Başkanı Erdoğan Çolak, sağlık sisteminin ve toplumun reçetesiz ilaç kategorisinin genişletilmesine hazır olmadığını belirterek, "Reçetesiz ilaçların beraberinde ilaçta reklamı, ilaçta fiyat artışını ve ilacın eczane dışına çıkmasını getirmesinden duyduğumuz endişeyi ifade ediyoruz. Birtakım ilaçların tedavi adı altında reçetesiz ilaç kavramıyla sisteme dahil edilmek istenmesi bizi endişelendiren durumdur. Bizim sağlık okur yazarlığımız düşük, ekonomik kaynaklarımız yetersizdir. Toplumumuzun reçetesiz ilaçlara hazır olduğunu düşünmüyoruz. Reçetesiz ilaç kategorisinin genişletilmesinin yanlış olduğunu ve önümüzdeki süreçte ilaçta reklamı körükleyeceği ve sağlığa darbe vuracağını yetkililere ifade ediyoruz." diye konuştu.

Çolak, reçetesiz ilaç çalışmalarının dar kapsamlı yapılması ve bu konuda Türk Tabipleri Birliği ile Türk Eczacıları Birliğinin ve eczacılık fakültelerinin de görüşleri alınarak ortak bir listenin hazırlanması gerektiğini kaydetti.

- "İthal ilaçların ülkeye girişinde sıkıntı var"

Çolak, döviz kurundaki değişiklik nedeniyle artan ilaç fiyatları üzerinde bu dönemlerde ilaçların sık sık piyasadan çekildiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Üretimden depolara yeterli aktarım olmuyor. Depolardan da eczanelere yeterli sayıda ilaç aktarımı olmuyor. İlaçta kur değişiminin tek seferde yapılmasını doğru bulmuyoruz. Daha önce de bu konuyla ilgili açıklamalarımızı yapmıştık. İthal ilaçlarda bunu yaşıyoruz. Şu anda göz ilaçlarında maalesef bir sıkıntı söz konusu. Hem üretimden hem de kur farkından kaynaklı bu ilaçların ülkeye girişi biraz daha zorlaşıyor.

İlaç konusunda yerli üreticilerin alanını açmak, teşvik etmek, milli ilaç projesini hayata geçirmek, yerli ilaçla beraber yerli aşı çalışmalarına katkı vermek elzemdir. Yaşadığımız coğrafya flora açısından da çeşitliliğe sahip. Yeni moleküllerin ortaya çıkarılması ve araştırma projelerine destek verilmesi gerekiyor."

 

 

Kaynak: medimagazin.com.tr / 14.05.2018